Devrekani
14.02.2013

 

Devrekani Genel Bilgi

 

Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Kastamonu İli’ne bağlı bir ilçe olan Devrekâni’nin batı ve kuzeybatısında Küre, güneybatısında Daday, güneyinde Kastamonu Merkez, doğu ve güneydoğuda Taşköprü, kuzeydoğuda Çatalzeytin, kuzeyinde de Bozkurt ilçesi yer almaktadır. İlçe topraklarını kuzeyde Küre Dağlarının güney yamaçları engebelendirir. Güney ve güneydoğusunu 1000-1500 m. yüksekliğinde platolar çevirir. Bu plato alanı Devrekâni Çayı vadisini bir çöküntü alanı ile parçalamıştır. Kuzeydoğuda geniş vadilerle parçalanmış platolar yer almaktadır. İlçe topraklarını Devrekâni Çayı sulamaktadır. Bu çayın çevresinde doğu-batı doğrultusunda uzanan Devrekâni Ovası bulunmakta olup, bu ova aynı zamanda Kastamonu’nun en geniş düzlüğüdür. İl Merkezine 32 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 742 km2 olup, toplam nüfusu 13.973’tür.

İlçe, Karadeniz ardı iklim bölgesine girmekte olup, genel olarak karasal iklim hüküm sürer. Yazları sıcak, kışları karlı ve donludur. Yağış genellikle ilkbahar ve sonbaharda yağar. Bu yağış kışın kar şeklindedir.

İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılık dayalıdır. Yetiştirilen başlıca ürünler, buğday, kaplıca buğdayı, arpa, patates, sarımsak, elma, erik ve armuttur. Hayvancılıkta ise koyun, tiftik keçisi ve sığır yetiştirilir.

Devrekâni’de İlk Tunç Çağı’na ait olduğu sanılan dikilitaşlar bulunmuş, ayrıca Kınık'ta yapılan arkeolojik kazılarda tarih öncesine ait bazı buluntularla karşılaşılmıştır. . İlçenin İlkçağ tarihi ile ilgili kesin bilgi bulunmamakla beraber, M.Ö. 1100-700 yılları arasında Kastamonu ve çevresinde Paflagonialıların egemenlik kurdukları bilinmektedir. Kastamonu ve yöresi, MÖ.XVIII.yüzyılda Gas’ların yurdu olarak isimlendirilmiş ve onları Hititler izlemiştir. Hititlerden sonra Frigyalılar, Kimmerler ve Lydialıların egemen olduğu bölge, M.Ö.IV.yüzyılda Perslerin eline geçmiştir. M.Ö.IV.yüzyılda Büyük İskender Anadolu’nun büyük bir bölümü ile Kastamonu yöresini de egemenliği altına almıştır. İskender’in ölümünden sonra yöreyi ele geçiren Pontus Krallığı M.Ö.I.yüzyılda Romalılar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Uzun süre Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan yöre M.S.395 yılında İmparatorluğun bölünmesiyle Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) toprakları içerisinde kalmıştır.

Bizanslılardan sonra, Danişmendler, Çobanlar ve Candaroğulları egemen olmuş, Ağlı uzun süre Bizans egemenliği altında kalmıştır. Ağlı ve yöresi 1106 yılında Danişmendlerin eline geçmiştir. Anadolu Selçuklularının dağılmasından sonra Candaroğulları yöreyi egemenlikleri altına almışlar ve yöre, 1392 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Ankara Savaşı’ndan (1402) sonra Sinop’ta yaşayan İsfendiyar Bey yöreye hakim olmuştur. Osmanlı birliğini yeniden kurmayı başaran Çelebi Sultan Mehmet İsfendiyar Bey’i kendisine bağlamış ve Candaroğullarının Osmanlılara katılmasını sağlamıştır. Bunun ardından 1461’de Fatih Sultan Mehmet zamanında yöre, kesin olarak Osmanlı toprakları içerisine alınmıştır.

Osmanlı döneminde Sancak merkezi olan Kastamonu’ya bağlı bir köy idi. Bu durum Tanzimat dönemine kadar devam etmiş, 1906 yılında çevre köyleri buraya bağlanarak nahiye konumuna getirilmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra, 1944’te Kastamonu’ya bağlı ilçe yapılmıştır.

İsmail Bey CamiiKastamonuluların Kurtuluş Savaşına fiilen katılış tarihi ,İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesinin ertesi günü,16 Mayıs 1919 tarihidir. Bu tarihte Kastamonu ve çevresinde işgali protesto mitingleri başlamıştır.19 Eylül 1919 tarihinde Müdafa-i Hukuk Cemiyetine giren Kastamonlular resmen Kurtuluş Savaşına katılmışlardır. Kuvay-i Milliye ile birleştikten sonra da, İnebolu-Ankara arasında çoluk- çocuk, genç-ihtiyar kağnı arabaları ile cephane taşımışlardır. Devrekani Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nde görev alan Kastamonululardan bazıları; Mühtüoğlu Mehmet Bey, Kulaksızoğlu Hacı Osman Bey, Vefaoğlu İzzet Bey, Çalcalı Numan Bey’lerdir. Ayrıca Baltacak köyünden olan 1323 doğumlu Necibe İşitir de, Kurtuluş savaşı sırasında İnebolu-Kastamonu arasında kağnı arabaları ve katırlarla cephane ve mermi taşımıştır.16.03.1996 yılında vefat eden Necibe Hanım ilçe merkezinde Necibe Nine adı verilen şehitliğe gömülmüştür.

İlçede günümüze gelen tarihi eserler arasında; İsmail Bey Camisi, Çayırcık Camisi, İnciğez Camisi, Kadı Çelebi Camisi, Balabanlar Camisi, Kıvraç Camisi, Kurt Şeyh Türbesi, İsmail Bey Hamamı, Çayırcık Hamamı, Şişmanoğlu Hamamı, Haydar Çeşmesi ve Hacı Sofu Çeşmesi bulunmaktadır.


Sosyal Paylaşım
Facebook! da Paylaş
Twitter! da Paylaş
Google ! da Paylaş
Yorumlar
Bu Bölüme Henüz Yorum Yapılmamıştır.